24 Haziran 2009 Çarşamba

Unicef - Sıtmaya Karşı Acil Yardım

Türkiye'de artık sadece belirli bölgelerde, ender rastlanan bazı hastalıklar, hala dünyanın başka yerlerini kasıp kavuruyor.

Bunların başında da sıtma geliyor.

Sıtma örneğin Sahra altı Afrika'da öldürücü hastalıklar arasında başı çekiyor. Sıtma her yıl o bölgede yüzbinlerce çocuğun ölümüne sebep oluyor.

Oysa sıtmanın yayılmasını önleyecek çözümler ne zor, ne de pahalı.

Tedavi olmadığı takdirde sıtmalı çocukta başağrıları, yorgunluk, bulantı, kas ağrıları, ishal olabiliyor, ateş yükseliyor. Hastalık ilerledikçe ateş daha da yükseliyor, organlarda bozukluklar olabiliyor. Bilinç kaybı ve çırpınmalar başlıyor. Koma sonucu ölüm gerçekleşiyor.

Bu kadar büyük bir acının sadece bir cibinlikle önlenebileceğini düşünmek ne kadar inanılmaz değil mi?

Bağış yapmak için tıklayın

22 Haziran 2009 Pazartesi

Mektup

Sevgili Kanka,

Cuma günü çok eğlendim, her ne kadar emziğini benimle paylaşmasan da sorun değil.

Yediğin brokoli yüzünden böyle davrandığını biliyorum ama ne yaparsın bizde bu anneler olduktan sonra daha neler yeriz.

Allah bizi bütün gaz yapan sebzelerden korusun.

Sana son halimin fotoğrafını göndermek istedim, haftasonu annemle babam saçlarımı kestiler biraz abarttılar ama olsun ferah oldu.

En kısa zamanda görüşmek dileğiyle,

Emir Bilge

16 Haziran 2009 Salı

Çanakkale içinde aynalı çarşı..

Hafta sonu Paşa ile ilk uzun yolumuzu yaptık. Anneanesi, dayısı, yengesi ve teyzesi ile birlikte hem Gelibolu'daki büyük yengeyi görmeye, hem Seddülbahir'deki büyük teyzeyi görmeye hem de şehitlikler ile Abide'yi ziyaret etmek için Çanakkale'deydik. Cumartesi sabah 5:30'da yola çıktık. Önce Gelibolu'da büyük yengemize uğradık, onunla birlikte limanda paça ve işkembe kokuları arasında :) bir kahvaltı yaptık. Yol boyunca korktuğumuz olmadı, Paşa gayet sakindi.

Kahvaltı sonrası Bayraklı Baba türbesi, Seyit Onbaşı anıtı ve Kilitbahir kalesini ziyaret ederek Abide'ye doğru yola çıktık.

Abide ziyaretimiz boyunca Paşa'nın dikkatini en çok çeken dalgalanan Türk bayrağı oldu. Uzun bir süre gözünü alamadı.

Sonrasında Seddülbahir'e doğru yol alıp büyük teyzeye doğru yola çıktık. Oradaki hasret giderme faslı ve taze balık seansından sonra pansiyonumuzu ayarlayıp biraz dinlendik. Akşama doğru denize girmek için Ertuğrul koyu'na doğru yola çıktık.


Hedefimiz Paşa'yı denize sokmaktı ama sert rüzgar ve soğuk su nedeniyle cesaret edemedik. Sadece ayaklarını dizlerine kadar soktuk.

Dönüş yolunda iki günün verdiği yorgunluk ve yıkanamamanın verdiği sıkıntıyla biraz huysuzdu. Annesinin dönüş yolu boyunca oyalama performansı takdire şayandı. Tekirdağ'daki köfte molası sonrası eve döndük ve bir güzel yıkadık Paşa'yı.


İlk seyahatimizi kazasız belasız atlattık. Güzel bir hafta sonuydu.

Gorky

8 Haziran 2009 Pazartesi

Kamuoyuna duyuru

Geçen hafta güzide kulübümüz Beşiktaş'ın şampiyonluğu sonrası annemin yapmış olduğu iyi niyetli sevinç gösterisinin kamuoyunda yaratmış olduğu yanlış izlenim beni derinden yaraladı.

Birkaç kendini bilmez sarı-lacivertli basın mensubunun oluşturmaya çalıştıkları ortam, babamın demokratik sabrını taşırmak üzeredir.

Hiçbir zaman unutulmasın ki sessizliğim acizliğimden değil efendiliğimdendir. Federasyon ve onun kurullarına desteğimi ve güvenimi gözden geçirmek zorunda kaldığım şu günlerde ... (pardon açıklamalar karıştı.)

Ben asla sahipsiz değilim. Unutulmasın ki Mehmet Ege Türkiye'dir.

Saygılarımla,

M.Ege YILDIZ

2 Haziran 2009 Salı

Şampiyonluk bizim, kupa bizim

Daha bir aylıkken Kenan Amcasının aldığı forma anneciğin takımı Beşiktaş'ın şampiyon olmasıyla birlikte daha bir anlam kazandı ve de oğluşuma çok yakıştı.

Daha nice şampiyonluklara, oğluşumuzla el ele şampiyonluk turlarına....

Annecik